About Alper Hasanoğlu

Alper Hasanoğlu 1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi'nin ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. İki yıl Çorlu Devlet Hastanesi'nde görev yaptıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Fizyoloji ihtisası yaptı. Ardından İsviçre’de Basel Üniversitesi'nde psikiyatri ihtisası yaptı ve yine Basel Üniversitesi Psikiyatri Polikliniği’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2010 yılında Türkiye'ye dönerek kurmuş olduğu TherapiaGroup çatısı altında ekibiyle birlikte klinik çalışmalarına devam etmektedir. Yazarın Remzi Kitabevi’nden yayınlanmış Bir Terapistin Arka Bahçesi, İlişkilerin Günlük Hayatı ve Çocuklarda Rezilyans isimli üç kitabı ve Doğan Kitap'tan yayınlanmış Aşkın Halleri adlı bir kitabı bulunmaktadır. 2009-2016 tarihleri arasında Radikal (gazete)'de köşe yazarlığı yapan Hasanoğlu, ayrıca Milliyet, Duvar ve Diken’de köşe yazarlığı yaptı. Alper Hasanoğlu iki çocuk babasıdır.

Ne için yaşıyoruz?

Albert Camus ‘absürd’ü anlattığı ünlü eseri ‘Sisyphos Mitosu’ adlı kitabına şöyle başlar: “Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.” İnsan hayatını ne olursa olsun korumak için Hipokrat yemini etmiş bir hekim olarak, çok tehlikeli bir girizgah olduğunu söyleyebilirim. Hekimliğimi bir [...]

Yazan |2018-11-12T08:59:57+00:0012 Kasım 2018|Felsefe|

Balkon

Henüz öğrenciyken, uzun yaz öğleden sonralarının hemen hemen tamamını, evimizin günün o saatinde güneş almayan büyük balkonunda geçirirdim. Annem balkonu bir sürü rahat, kocaman yastık ve zeminin tamamını kaplayan kilimlerle bir zevk köşesine dönüştürmüştü. Güneşin İstanbul’u sıcaktan kavurduğu günlerde bile hafiften esen rüzgâr, terlemeden, keyifle etrafıma dizdiğim kitaplarımı ve o ayın edebiyat, sanat ve politika [...]

Yazan |2018-11-11T21:34:22+00:0011 Kasım 2018|Uncategorized|

İçimdeki boşluk

Terapistinin muayenehanesinin arka sokağa bakan kapısını sertçe çekip kendini dışarı attı. Zorlu geçen seansın göğüs kafesine oturan ağırlığından kurtulmak ister gibi derin bir nefes aldı. İyi mi yapmıştı terapiye başlamakla? Hayır, eski defterler bu kadar açılmışken bunu sorgulamanın sırası değildi. “Başladığın işi bitir Ezgi!” dedi kendine. Henüz terapinin bitebilecek bir şey olmadığını bilmiyordu. Karar verir [...]

Yazan |2018-11-11T18:37:11+00:0011 Kasım 2018|Psikoloji|

Felsefeyle gelen mutluluk…

Ευδαιμονία Aristoteles insanın, ister sıradan olsun, ister seçkin, bütün yapıp ettiklerinin mutlu olmak için olduğunu söyler. Ama mutluluktan insanların farklı şeyler algıladıklarını ve çoğu insanın haz, zenginlik ve onuru mutluluk saydıklarını, bunun da insanı mutluluğa götürmeyeceğini ifade eder. Hatta aynı kişinin farklı koşullarda başka başka şeyleri mutluluk olarak algılayabileceğini ekler. Hasta olan sağlığın, yoksul olan [...]

Yazan |2018-11-11T18:13:31+00:0011 Kasım 2018|Felsefe, Psikoloji|

Felsefenin kıyısında hayat…

Felsefeye ta en başından beri neden ihtiyaç duyulmuştu derseniz, yanıtı çok basit aslında. İnsan hayatını nasıl yaşayacağını, hayatıyla ne yapacağını bilmiyordu ve mitolojik açıklamalar ölümle nasıl başa çıkacağına, ruh bedenden sıyrılıp gittikten sonra başına ne geleceğine dair tatminkâr açıklamalar yapamıyordu. O trajik bilgi, öleceğimiz gerçeği bizi insan yaptığı gibi elimizi kolumuzu da bağlıyor, kimimizi nihilizme, [...]

Yazan |2018-11-11T15:24:02+00:0011 Kasım 2018|Felsefe, Psikoloji|

Yaşama Zanaati

Hangi şikayetle başvurmuş olurlarsa olsunlar, ister depresyon, ister anksiyete, ister ilişki sorunları, danışan ya da hastalarımızın terapilerinde yanıtlamak zorunda oldukları dev soru önünde sonunda şu oluyor: “Hayatın anlamı nedir? Ben hayatımı nasıl yaşamak istiyorum?” Psikiyatri ve psikoterapi bu soruyu yanıtlamakta çaresiz kalıyor, çünkü bu kadim soru psikoterapinin ve psikiyatrinin profesyonel bilgi alanına dahil değil. Oysa [...]

Yazan |2018-11-10T21:56:36+00:0010 Kasım 2018|Felsefe, Psikoloji|

Prometheus

Bedecke deinen Himmel, Zeus, Mit Wolkendunst! Und übe, dem Knaben gleich, Der Disteln köpft, An Eichen dich und Bergeshöhn! Mußt mir meine Erde Doch lassen stehn, Und meine Hütte, die du nicht gebaut Und meinen Herd, Um dessen Glut Du mich beneidest.   Ich kenne nichts Ärmeres Unter der Sonn’ als euch, Götter! Ihr nähret [...]

Yazan |2018-11-10T21:21:17+00:0010 Kasım 2018|Uncategorized|

Yanlış yaptığını itiraf edememek…

Neden kendimizi hep haklı hissetmek isteriz? Kendilik değerimizi korumak için mi? Kendilik değerimizin neden sürekli korunmaya ihtiyacı olsun ki? Evet, kendimizi özel hissetmek hepimiz için temel bir duygusal ihtiyaç. Ama sorun şurada ki, her zaman bizden daha güzel, daha akıllı, daha başarılı, daha çekici birileri var. İyi de, kendimizi özel hissetmek için neden başkasından daha [...]

Yazan |2018-10-21T13:28:02+00:0020 Ekim 2018|Psikoloji|