About Alper Hasanoğlu

Alper Hasanoğlu 1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi'nin ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. İki yıl Çorlu Devlet Hastanesi'nde görev yaptıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Fizyoloji ihtisası yaptı. Ardından İsviçre’de Basel Üniversitesi'nde psikiyatri ihtisası yaptı ve yine Basel Üniversitesi Psikiyatri Polikliniği’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2010 yılında Türkiye'ye dönerek kurmuş olduğu TherapiaGroup çatısı altında ekibiyle birlikte klinik çalışmalarına devam etmektedir. Yazarın Remzi Kitabevi’nden yayınlanmış Bir Terapistin Arka Bahçesi, İlişkilerin Günlük Hayatı ve Çocuklarda Rezilyans isimli üç kitabı ve Doğan Kitap'tan yayınlanmış Aşkın Halleri adlı bir kitabı bulunmaktadır. 2009-2016 tarihleri arasında Radikal (gazete)'de köşe yazarlığı yapan Hasanoğlu, ayrıca Milliyet, Duvar ve Diken’de köşe yazarlığı yaptı. Alper Hasanoğlu iki çocuk babasıdır.

Kadın cinselliği… bir gizem mi?

Ernest Jones en önemli Freud biyografi yazarlarından biridir. Freud’un 1938’de Viyana’dan Londra’ya kaçmasına yardım etmiş olan Jones, onu en yakından tanıyan insanlardan biriydi. O kadar yakından tanıyordu ki, birçok kimsenin bilmediği kişisel ayrıntılara da hakimdi. Bunların arasında Freud’un şu ünlü cümlesi de var: “Kadın ne ister?” Jones’un biyografisinden öğrendiğimize göre Freud bu çaresizlik kokan sorusunu [...]

Yazan |2020-05-01T12:33:11+00:001 Mayıs 2020|Psikoloji|

İyi bitirmek…

Hayattaki en zor şeylerden biridir bitirmek. Sırf bu nedenle bile, iyi bitirmek neredeyse imkânsız görünür insanın gözüne. Oysa başlangıçta el üstünde tuttuğunuz, sizi el üstünde tutan birinin hakaretleriyle, küfürleriyle karşılaşmaya kadar varabilir bitirememek. Bitirmek ayrılık demektir, veda etmektir. Bir-daha-asla duygusudur ki bu da korku salar insanın yüreğine. Giden ve bir daha dokunamayacağınız birinin ardından el [...]

Yazan |2020-05-01T00:38:31+00:001 Mayıs 2020|Psikoloji|

Kıskanmak…

Cinsel sadakatsizlik büyük bir sorun olmazdı, eğer kıskançlık olmasaydı. Sadakatsizliğin en büyük rakibidir kıskançlık. Ve insanın davranışsal repertuarında sağlam bir yeri vardır. Aynı şekilde sadakatsizliğin de tabii. Anlaşılan doğa içimize birbirine zıt bu iki itkiyi ekmiş ve sonra da aralarındaki karşıtlığı çözme görevini omuzlarımıza yıkıvermiş. Bir tarafta yeni olana, bağlı olmamaya duyulan özlem, diğer tarafta [...]

Yazan |2020-04-29T13:44:49+00:0029 Nisan 2020|Psikoloji|

Günlük Hayatın Kıskacında Aşk… 

Migros alışverişini kim yapacak? – bazıları için Macro, kimileri için BİM. Faturaların otomatik ödemeleri kimin kredi kartından yapılacak? Çocukları hafta sonu etkinliklerine kim götürecek? Çamaşır makinesinde kullanılan yumuşatıcının markası ne? Bu yaz tatili için ETS turlarını kim araştıracak? Çocukların ev ödevlerine kim yardım edecek? Akşam yemeği artıkları masanın üzerindeyken koltuğa iki seksen uzanıp twitter’a bakmayı [...]

Yazan |2020-04-28T10:58:45+00:0028 Nisan 2020|Psikoloji|

Özlemek…

İnsan niye özler ve daha önemlisi neyi özler, sevgilisini özlediğini sandığı o meşhum anlarda? Almancada özlemek (Sehnsucht) bağımlılık sözcüğünü de içeriyor. Bütün Almanca sözcükler içinde en güzel üçüncü sözcük olarak değerlendirilen özlem bir bağımlılık mı hakikaten? Eğer öyleyse neye bağımlıyız, özlediğimiz insana mı gerçekten? Yoksa onun temsil ettiği ve beynimizde duygulardan sorumlu limbik sistemle, anımsamaktan [...]

Yazan |2020-04-28T10:24:35+00:0028 Nisan 2020|Psikoloji|

Corona Günlüğü 13

Dışarıda yağmur yağıyor. Seanslarım biraz evvel bitti. Corona günlerinde Zoom’la yapıyorum seansları. Bilgisayar ekranı aracılığıyla eviçlerine tanık oluyorum hastalarımın. Koltuk takımlarının ne renk olduğunu görüyorum, duvara astıkları bir tabloya takılıyor gözüm bazen, masanın üstüne bıraktıkları kitabın adını okumaya çalışırken dikkatim dağılıyor bir an. Beni evlerine misafir ediyorlar bu günlerde. Yves Montand’dan Barbara’yı dinliyorum. Hüzün [...]

Yazan |2020-04-15T17:02:32+00:0015 Nisan 2020|Psikoloji|

Corona Günlüğü 12

Sonunda devlet ve biz el ele, diz dize ve yumruk yumruğa marketlerde çıldırdık. Ama bu çılgınlığın psikiyatrik bir tedavisi yok. Etik sorunların biz psikiyatrist ve psikoterapistlere havale edilmesi uzun yıllardır devlet tarafından yapılan en büyük yanlışlardan biri ve devam ediyor bu kötü manipülasyon. Hafta sonu hava güzel olacağı ve insanları evde tutmak mümkün olamayacağı için [...]

Yazan |2020-04-11T11:54:18+00:0011 Nisan 2020|Psikoloji|

Corona Günlüğü 12

Evin içindesin günlerdir. Canın sıkılıyor ama artık canının sıkıldığını bile fark edemeyecek duruma gelmek üzeresin. Netflix'teki bütün ilginç dizi ve belgeselleri izledin. Aptala döndürdün zihnini. Kitap okuyacak kadar konsantre olamıyorsun, aklın son coronalıklara kayıyor. Sosyal medyada bir kere daha coronaya bakmak istiyorsun. Oysa ne göreceğini çok iyi biliyorsun, daha çok enfekte insan, daha çok [...]

Yazan |2020-04-01T15:45:49+00:001 Nisan 2020|Psikoloji|

Corona Günlüğü 11

Paranoya kelimesinin 'coronaya' olarak telaffuz edildiği günlerde olduğumuzu söylemek linç edilmeme neden olur mu, bilmiyorum. Sosyal ve iş hayatını 'fiziksel mesafes'ni koruyarak sürdürmek konusunda zorlanan ve / ya da korkan / korkma ayrıcalığına sahip olan insanların orta, orta-üst ve üst sosyoe-ekonomik sınıfa dahil olduğunun farkındayızdır umarım. Dehşet duygusuyla, eldiven ve maskelerle gidip kaçarcasına terkettiğimiz süpermarketlerde [...]

Yazan |2020-03-31T11:07:33+00:0031 Mart 2020|Psikoloji|