“Mezartaşımın üstüne sadece ‘birey’ yazılmasını isterdim.” Søren Kierkegaard
Karl ve Martin…
Karl Jaspers ve Martin Heidegger arasındaki ilişki felsefe tarihinde çok önemli bir yer tutar. 1936 ile 1949 yılları arasında kesintiye uğramasına rağmen, 1920 – 1963 arasında yoğun bir şekilde mektuplaştılar. Alman varoluş felsefesinin iki çok önemli ismi olan Heidegger ve Jaspers, felsefi olarak birbirlerinden oldukça farklı olduklarını iddia etseler de varoluş felsefesi dendiğinde çok dikkatli [...]
Kimin nörotik olduğuna kim karar veriyor?
Önemli eserlerini göç ettiği Amerika’da vermiş olan Karen Horney ‘Zamanımızın Nörotik İnsanı’ adlı eserinde ustası S. Freud’la ters düşmeyi göze alır ve toplumun bakış açısının, değerlerinin nöroz tanısı koymada nasıl belirleyici olduğunu göstermeye çalışır. Ortalama insandan farklı bir tepki gösterdiği için nörotik olarak değerlendirildiğini belirtir bir insanın. Örneğin, genç bir kadının terfi alıp gelir düzeyini [...]
Kurt inindeki mutlu çocuklar…
Yabani çocuklarla ilgili belki de bilinen en popüler hikaye, 1920’de J. A. L. Singh tarafından bir kurt ininde uyurken bulunan, kurtlar tarafından büyütülmüş Amala (1,5 yaşında) ve Kamala (8 yaşında) adı verilen iki kız çocuğuna ait olandır. Singh tarafından yakalandıktan sonra, bir yetimhaneye bırakılan bu çocukların davranışları ve görünümleri kurtu andırıyordu. Dört ayak üzerinde hareket [...]
*Aveyron’lu vahşi çocuk…
Ocak 1800’de, güney Fransa’daki Saint-Serin köyünün yakınlarındaki ormanda garip bir yaratık görüldü. Kısa zamanda, dik yürümesine karşın insandan çok hayvana benzeyen bu yaratığın on bir-on iki yaşlarındaki bir erkek çocuğu olduğu belirlendi. Çocuk, tiz ve garip çığlıklarla konuşmaktaydı. Çocuğun bir temizlik duygusundan yoksun olduğu, istediği yer ve zamanda kendini rahatlattığı [‘hacetini giderdiği’ (YB)] görülüyordu. Çocuk [...]
Ne oldu bize?
Sonra akşam oluyor, işten çıkıyor ve sevgilimizle buluşup bir yerlere gidiyoruz. Stresten kurtulmak için birkaç yudum bir şeyler içmeye. Ama o da gergin. Çünkü sizin kendi iş yerinizde yaşadığınız sorunları o da kendi iş yerinde yaşamış. Doğru dürüst konuşmuyorsunuz bile birbirinizle. Konuşulanları da dinlemiyorsunuz. Her ikiniz de uzayan suskunlukların yarattığı boşluğu telefonunda instagram ve facebook’la [...]
Şehirli erkeğin halleri…
Trafikte en sağ şeritte seyir halindesiniz. Yanınızdaki koltukta oturan eşinizle oğlunuzun basketbol antrenmanı hakkında konuşuyorsunuz. Arka koltukta 9 yaşındaki kızınız iPad’iyle oynuyor. Arabanın radyosunda Joy FM açık, Justin Bieber’ın kızınızın en sevdiği şarkısı çalıyor. Her şey olabildiğince olağan. Dikiz aynasında bir BMW’nin emniyet şeridinden dörtlüleri yakmış bir halde yaklaştığını görüyorsunuz. Kaşlarınız çatılıyor, dikkatiniz dağılıyor, sohbete [...]
Türk kimliğinin ne olduğu…
Kendimizi Türk olarak adlandırmaya başlamamız oldukça geç bir tarihe denk düşüyor. Oysa bugünkü yüzeysel ortaokul lise tarih bilgimizle, Orta Asya’da Türk kimlik bilinciyle imparatorluklar, uygarlıklar kurduğumuzu sanıyoruz. Halbuki biz kendimize Türk demeye, ‘öteki’lerin bizi yüzyıllar boyunca Türk olarak adlandırması sonrasında, neredeyse istemeye istemeye başladık. Oysa bugün hâlâ bütün büyük uygarlıkların Türk ırkından doğduğunu iddia eden [...]
Ödipus’un doğudan yazılışı…
Giriş Orhan Pamuk’un son romanı ‘Kırmızı Saçlı Kadın’ sayesinde daha entelektüel ve edebi bir düzlemde Doğu-Batı tartışmasıyla karşı karşıyayız. Yeni kitabın yayınlanması dolayısıyla yaptığı söyleşilerde ne kadar haklı bir söylemi var Pamuk’un. Keşke yalnızca edebiyatla ilgili konuşabileceğimiz bir hayat var olabilseydi diyor. En azından bizim gibi bunu isteyen üç beş kendini bilmez için. Batı edebiyat [...]