About Alper Hasanoğlu

Alper Hasanoğlu 1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi'nin ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. İki yıl Çorlu Devlet Hastanesi'nde görev yaptıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Fizyoloji ihtisası yaptı. Ardından İsviçre’de Basel Üniversitesi'nde psikiyatri ihtisası yaptı ve yine Basel Üniversitesi Psikiyatri Polikliniği’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2010 yılında Türkiye'ye dönerek kurmuş olduğu TherapiaGroup çatısı altında ekibiyle birlikte klinik çalışmalarına devam etmektedir. Yazarın Remzi Kitabevi’nden yayınlanmış Bir Terapistin Arka Bahçesi, İlişkilerin Günlük Hayatı ve Çocuklarda Rezilyans isimli üç kitabı ve Doğan Kitap'tan yayınlanmış Aşkın Halleri adlı bir kitabı bulunmaktadır. 2009-2016 tarihleri arasında Radikal (gazete)'de köşe yazarlığı yapan Hasanoğlu, ayrıca Milliyet, Duvar ve Diken’de köşe yazarlığı yaptı. Alper Hasanoğlu iki çocuk babasıdır.

İnsan zamandır…

Kızım öleli bir yıl oluyor. Siz bana ilk seanslarımızdan birinde, ben bu acının dayanılmaz olduğunu söylediğimde, beynin biz isteyelim istemeyelim kendini (benliğimizi) korumak için acıyla ilgili duyu reseptörlerimizi duyarsızlaştırdığını, bu nedenle her şeyin ilâcının zaman olduğuyla ilgili bir inancın var olduğunu söylemiştiniz. Anlaşılmadığımı, daha doğrusu acımın o kadar da ciddiye alınmadığını düşünüp azıcık kızmıştım size [...]

Yazan |2022-10-30T10:37:26+00:0030 Ekim 2022|Felsefe, Psikoloji|

Orhan, Melih ve Oktay…

“Hayat bir sokak köpeğinin başıboş dolaşmasıdır.“ der Garip akımının en uzun yaşayan şairi Melih Cevdet Anday. Yedikule İstanbul’un en eski ve yoksul semtlerinden biridir. Sokaklarında yaz boyu bağırış çağırış içinde onlarca çocuk oynar ve boz renkli müflis sokak köpekleri de apartman ve otomobil gölgelerinde uyuklamaya çalışır. O sokak köpekleri gün dönmeye başlayıp da güneş altında [...]

Yazan |2022-10-15T09:14:32+00:0015 Ekim 2022|Uncategorized|

Ayşe ile Edip – Ödipal Bir Aşk Hikayesi

Sokak beyazı iki kedinin ödipal aşk hikayesi şimdi anlatacağım. Narin, uzunince bacaklı, poposu omuzlarından daha yukarıda, evin uzun koridorunda kesinlikle duvara sürtünerek yürüyen, böylece kendini vahşi hayvanların saldırısından koruyan Ayşe öykünün dişi kahramanı. Edip ise hantal, kısa bacaklı, şişman, biraz aptal, koridoru ortalayarak yürüyen, Ayşe’nin üzerindeyken, onun çıkardığı zevk hırıltılarını her defasında bir tehdit olarak [...]

Yazan |2022-09-21T19:06:56+00:0021 Eylül 2022|Psikoloji|

Son Saniyedeki Üçlüğü Kaçırmak…

Hangisi daha öğreticidir bilmiyorum. Ama takım benden ne bekliyor, biliyorum. Bu anın hayalini de defalarca kurdum. Defalarca, kimi zaman başardım, kim zamansa… Hayalimde, rüyamda, gerçek hayatta oynadığım maçlarda, son iki saniyede top bana geldiğinde başımı nasıl hızla kaldırıp potaya baktığımı, potanın gerçekte olduğundan nasıl da çok daha uzak göründüğünü ama yine de dizlerimin üzerinde yaylanarak [...]

Yazan |2022-02-26T14:55:42+00:0026 Şubat 2022|Psikoloji|

Inge ve Paul – Şiir Aşktır…

Corona[1]   Elimden yiyor yaprağını güz: dostuz biz. Zamanın kabuklarını soyuyoruz cevizlerden ve onlara gitmeyi öğretiyoruz: zaman kabuğuna dönüyor.   Aynada günlerden pazar, uyunuyor rüyada, ağızsa gerçekleri söylüyor.   Gözüm cinselliğine iniyor sevgilinin: bakışıyoruz, karanlık şeyler söylüyoruz birbirimize, afyon çiçeği[2] ve bellek gibi seviyoruz birbirimizi, midyelerin içindeki şarap gibi uyuyoruz, ayın kanlı ışımasındaki deniz gibi. [...]

Yazan |2022-02-12T10:24:43+00:0012 Şubat 2022|Uncategorized|

Birden Anladım, Eksik Olan Şiirdi Hayatımızda…

Çok düşündüm. İçinde bulunduğum bireysel ve toplumsal ruh halini hangi şair daha iyi anlar diye. Edip mi, Turgut mu?   “aslında buydu beni geliştiren, aşksızlık!.. aşksızlık büyütür beni yeni bir aşka doğru ve öyle sanıyorum ancak birkaç yıl sürer insanın sebepli umutsuzluğu”   Önce Turgut geldi. Açtı kapıyı, ruhumun elinden tuttu ve sakinleştirdi beni. Ama [...]

Yazan |2022-02-11T21:47:31+00:0011 Şubat 2022|Uncategorized|

“Sende Kalan Eşyalarım”

Dolabın kapağını her açtığımda gömleklerimin arasına sıkışmış yazlık elbiseni görüyorum, görmezden gelmeye çalışarak. O elbiseyi giyerken sırtından dökülen ipeğin hışırtısı… Hayranlıkla sana baktığımı bildiğin için yüzüne yerleşen çapkın umursamazlık… Seni bir daha dolabın önünde telaşla dolanıp, “Giyecek hiçbir şeyim yok!” diye söylenirken göremeyeceğim. Aradın ve bende kalan eşyalarını istedin. Kütüphanenin üstündeki küçük heykelcik, oturmuş ayak [...]

Yazan |2022-02-09T11:57:18+00:009 Şubat 2022|Psikoloji|

Artık Utanmıyorum!

İnsan yazdığı yazının nasıl bir etki yarattığını çoğunlukla bilemiyor, eğer okur onu herhangi bir yolla haberdar etme isteği ya da ihtiyacı duymazsa. Aslında tabii ki üç aşağı beş yukarı tahmin de edebiliyor, Türkiye’deki insan kalitesini bildiği için. Örneğin Adem ile Havva arasındaki ilişkiyi keyifli bir aydınlanma hikâyesi olarak anlatmaya çalıştığım bir yazımda, elma ağacını bilgi [...]

Yazan |2022-01-27T14:51:34+00:0027 Ocak 2022|Uncategorized|