About Alper Hasanoğlu

Alper Hasanoğlu 1967 yılında İstanbul'da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi'nin ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. İki yıl Çorlu Devlet Hastanesi'nde görev yaptıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Fizyoloji ihtisası yaptı. Ardından İsviçre’de Basel Üniversitesi'nde psikiyatri ihtisası yaptı ve yine Basel Üniversitesi Psikiyatri Polikliniği’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2010 yılında Türkiye'ye dönerek kurmuş olduğu TherapiaGroup çatısı altında ekibiyle birlikte klinik çalışmalarına devam etmektedir. Yazarın Remzi Kitabevi’nden yayınlanmış Bir Terapistin Arka Bahçesi, İlişkilerin Günlük Hayatı ve Çocuklarda Rezilyans isimli üç kitabı ve Doğan Kitap'tan yayınlanmış Aşkın Halleri adlı bir kitabı bulunmaktadır. 2009-2016 tarihleri arasında Radikal (gazete)'de köşe yazarlığı yapan Hasanoğlu, ayrıca Milliyet, Duvar ve Diken’de köşe yazarlığı yaptı. Alper Hasanoğlu iki çocuk babasıdır.

Normalin psikiyatriyle savaşı…

İsviçre’de psikiyatr olarak çalışmaya başladığım 90’lı yılların sonlarında göçmenlere en fazla konulan tanılardan biri uyum bozukluğuydu. ‘Uyum bozukluğuna bağlı uzamış depresif episod’ tam adıyla. Bu tanı aynı zamanda, bu kişilerin çalışamayacakları ve bundan dolayı malulen emekli olabilecekleri anlamına geliyordu. Normal değillerdi yani. Ama uyum bozukluğu olarak adlandırılan tanı aslında bir hastalık mı? Artık normal olmama [...]

Yazan |2018-11-13T21:42:51+00:0013 Kasım 2018|Felsefe, Psikoloji|

Hayatın mağara alegorisi…

Özgür ve lüks bir hayatımız var artık. Öneminin farkında değiliz ama öyle. Örneğin sabah duş almak istediğimizde su sıcak akıyor. Kime ulaşmak istesek bir telefon mesafesinde. İstediğimiz müziği Spotify’dan bedava dinleyebiliyoruz. Netflix’te keyfimize göre dizi bulabiliyoruz. Şiir okuyabiliriz. İlhan Berk mi, yoksa Salah Birsel mi olacağına biz karar verebiliriz. Bir kitapçıya gider ve Azra Erhart’ın [...]

Yazan |2018-11-13T13:02:24+00:0013 Kasım 2018|Felsefe, Psikoloji|

Normalin sınırları…

Normal olan ruhsal olarak sağlıklı mıdır? Soruyu başka türlü de sorabiliriz gerçi. Ruhsal olarak sağlıklı olan her zaman normal midir? Yazar, gazeteci H. G. Wells’in ‘Country of the Blind’ adlı hikayesidir. Genç bir adam Malaya’da yolunu kaybeder ve bütün üyelerinin kuşaklardan beri doğumsal olarak kör olduğu bir kabileyle karşılaşır. Kabiledeki herkes gözleri kör olmayan bu [...]

Yazan |2018-11-13T10:59:41+00:0013 Kasım 2018|Felsefe, Psikoloji|

Çok düşündüm. İçinde bulunduğum bireysel ve toplumsal ruh halini hangi şair daha iyi anlar diye. Edip mi, Turgut mu? “aslında buydu beni geliştiren, aşksızlık!.. aşksızlık büyütür beni yeni bir aşka doğru ve öyle sanıyorum ancak birkaç yıl sürer insanın sebepli umutsuzluğu” Önce Turgut geldi. Açtı kapıyı, ruhumun elinden tuttu ve sakinleştirdi beni. Ama günümüz bencilliği [...]

Yazan |2018-11-12T18:01:25+00:0012 Kasım 2018|Uncategorized|

İnsan kimdir?

İnsan bir şey, bir nesne olsaydı, onun ne olduğunu sorar ve onu bir nesneyi tanımlar gibi tanımlayabilirdik. Oysa insan doğada var olan bir şey ya da endüstriyel bir ürün olmadığından onun ne olduğundan bahsedemiyoruz. Doğru soru, onun kim olduğudur. Buna rağmen birçok insan kendinin kim olduğu sorusuna ne olduğunu söyleyerek yanıt veriyor. İşçiyim diyor, doktorum, [...]

Yazan |2018-11-12T16:45:28+00:0012 Kasım 2018|Felsefe, Psikoloji|

Toplumsal aşağılık duygusu

Alfred Adler’in bireysel psikolojisi adının aksine en toplumsalcı psikoterapi ekolüdür. Adler de bir psikoterapi ekolü oluşturmuş tek sosyalist psikiyatrdır. 1930’lu yılların Viyana’sında kendisinden daha da solda olan karısıyla birlikte sosyal demokrat olarak aktif bir bireydi. Stalin diktatörlüğünden kaçan Troçki iki yıl kadar Büyük Ada’da yaşadıktan sonra Türk hükümetinin kendisini zorlaması nedeniyle Güney Amerika’ya gitmeye karar [...]

Yazan |2018-11-12T15:55:49+00:0012 Kasım 2018|Psikoloji|

Ölümün eteğinde hayat…

Yıl 1886. Kont Lev Nikolayeviç Tolstoy’un beş yaşındaki oğlu Aleksis öldü. Günümüze kıyasla çocuk ölümleri daha sık görülüyor olsa bile bu bir evlat ölümüydü ve hayatı sorgulamamak mümkün değildi. Tolstoy da aynı yıl ‘İvan İlyiç’in Ölümü’ adlı kısa ama dev eserini kaleme aldı. O yıl Amerikalılar Coca Cola’nın formülünü geliştirmişler ve tatlı bir gazozun içine [...]

Yazan |2018-11-12T13:58:38+00:0012 Kasım 2018|Psikoloji|

Normalin anormalle sınavı…

Ali Püsküllüoğlu’nun Türkçe sözlüğüne baktığınızda, normal kelimesinin normlara uyan anlamına geldiğini görürsünüz. Peki anormal nedir? Aynı sözlüğe göre o da normlara uymayandır. Hiç zahmet etmeyin, yabancı sözlükler de aynı şekilde tanımlıyor bu iki sözcüğü. Bu totoloji karşısında eli ayağı bağlanıyor insanın. Bir sözcük diğerinin olumsuzu olarak tanımlandığında gerçek bir tanımdan yoksun kalmış oluyorsunuz. Normalin tanımının [...]

Yazan |2018-11-12T16:53:33+00:0012 Kasım 2018|Felsefe, Psikoloji|