Önemli eserlerini göç ettiği Amerika’da vermiş olan Karen Horney ‘Zamanımızın Nörotik İnsanı’ adlı eserinde ustası S. Freud’la ters düşmeyi göze alır ve toplumun bakış açısının, değerlerinin nöroz tanısı koymada nasıl belirleyici olduğunu göstermeye çalışır. Ortalama insandan farklı bir tepki gösterdiği için nörotik olarak değerlendirildiğini belirtir bir insanın.

Örneğin, genç bir kadının terfi alıp gelir düzeyini arttırmak yerine, arkadaşlarıyla daha fazla zaman geçirebilmek için bunu reddetmesinin çevresi tarafından nörotik bulunacağını belirtir. En azından Amerika Birleşik Devletleri’nde. Ama bu, hırstan azade genç kadın Puebla kızılderilileri arasında yaşıyor olsa, içinde bulunduğu kültür tarafından gayet normal kabul edilir. Hatta daha çok para kazanmak için daha çok çalışmanın peşinde koşması garip karşılanır. Çünkü gerekli ihtiyaçlarını karşılamak dışında bir tatmin peşinde koşmak Puebla kızılderilileri içinde tahayyül bile edilmez.

Yani yaşam stilimizin ne olacağına dahi içinde bulunduğumuz kültürdeki alışıldık davranış biçimleri karar verir. ‘Normalden sapan’ yaşam biçimleri damgalanır ve nörotik olarak sınıflandırılarak dışlanır. Nörotik kelimesi köken olarak tıbbi bir terimken, insanlar tarafından ötekinin üzerinde bir baskı kurma aracına dönüşüverir.