Yabani çocuklarla ilgili belki de bilinen en popüler hikaye, 1920’de J. A. L. Singh tarafından bir kurt ininde uyurken bulunan, kurtlar tarafından büyütülmüş Amala (1,5 yaşında) ve Kamala (8 yaşında) adı verilen iki kız çocuğuna ait olandır. Singh tarafından yakalandıktan sonra, bir yetimhaneye bırakılan bu çocukların davranışları ve görünümleri kurtu andırıyordu. Dört ayak üzerinde hareket ediyorlardı ve dizleriyle avuç içleri nasır bağlamış durumdaydı. Çiğ ete bayılmakta ve fırsatını bulduklarında çalmaktaydılar. Suyu dilleriyle içmekte ve yiyeceklerini çömelmiş vaziyette yemekteydiler. Dilleri kalın ve kırmızı dudaklarından dışarı sarkmış vaziyetteydi ve kurt gibi solumaktaydılar. Gece yarısı asla uyumamakta, sinsi sinsi av arar gibi dolaşmakta ve ulumaktaydılar. Bir sincap gibi çok hızlı hareket etmekteydiler ve onlara yetişip yakalamak çok güçtü. İnsandan tümüyle uzak durmakta ve eğer yaklaşılırsa dişlerini göstermekteydiler. İşitme duyuları çok duyarlı ve bir etin kokusunu çok uzaklardan duyabilecek kadar koklama hisleri gelişmişti. Geceleri, gündüze kıyasla çok daha iyi görebilmekteydiler. 1921’in Eylül ayında ikisi birden hastalandı ve Amala öldü.
Sing, Kamala’yı elinden geldiğince eğitmişti. İki yılda ona yürüme ve tuvalet eğitimi vermişti. Yine de heyecanlandığında ya da korktuğunda dört ayak üzerine geliyordu. Üç yıl kadar sonra Kamala yaklaşık bir düzine kelime öğrenebilmişti. İlerleyen yıllarda kelime dağarcığı kırka kadar ulaşmıştı. Bununla birlikte kelimeleri telaffuzunda yaşıtlarına göre çok geriydi. Genellikle kelimelerin yarısını söylemekteydi. Örneğin Hintçe kedi (biral) demek için bil, tabak (thala) demek için tha demekteydi. O da 17 yaşında öldü.